Pharus ile bu hafta #78
Küresel Haberler, L2 Köşesi, Yönetişim Haberleri, Gerçek Dünya Varlıkları (RWA), Pharus Takımından Notlar ve Haftanın MEME’i
TL; DR (Çok Uzun; Özet Geç)
Robinhood, Kendi Ethereum Katman-2 Blok Zinciri İçin Halka Açık Testnet’i Başlattı
Lightning Labs, Yapay Zeka Ajanları İçin Yerel Bitcoin Lightning Ödeme Araçlarını Yayınladı
Wrapped Bitcoin (WBTC), Ethereum ve Solana Arasında Köprü Kurmak İçin Hyperlane ile İş Birliği Yaptı
Lombard, Kurumsal Bitcoin’i DeFi’ye Bağlamak İçin “Akıllı Hesaplar”ı (Smart Accounts) Başlattı
EthZilla, Jet Motorları ile Desteklenen “Havacılık Token’ı” Başlattı
Vitalik Buterin, Rusya’nın Geleceği İçin “Merkeziyetsiz Yönetişim” Modeli Önerdi
Lighter, Spot ve Vadeli İşlemler İçin “Birleşik Teminat” (Unified Collateral) Özelliğini Başlattı
Küresel Haberler
Robinhood, Kendi Ethereum Katman-2 Blok Zinciri İçin Halka Açık Testnet‘i Başlattı
Popüler ticaret platformu Robinhood, Ethereum ağı üzerinde çalışan kendi Katman-2 (L2) blok zinciri çözümünün halka açık test aşamasına geçtiğini duyurdu. Bu hamleyle şirket, kullanıcılarına çok daha düşük işlem ücretleri ve yüksek hız sunan bir DeFi ekosistemi sağlamayı hedefliyor. Robinhood’un bu yeni ağı, platformun mevcut kripto cüzdanı ve ticaret özellikleriyle tam entegre çalışacak şekilde tasarlandı. Şirket yetkilileri, bu adımın Robinhood’u sadece bir aracı kurum olmaktan çıkarıp, kullanıcıların doğrudan merkeziyetsiz uygulamalarla (dApps) etkileşime girebildiği kapsamlı bir Web3 oyuncusuna dönüştürme vizyonunun bir parçası olduğunu belirtti. Testnet süreci boyunca geliştiriciler ağ üzerinde yeni protokoller inşa edebilecek ve sistemin kararlılığı test edilecek.
Lightning Labs, Yapay Zeka Ajanları İçin Yerel Bitcoin Lightning Ödeme Araçlarını Yayınladı
Bitcoin altyapı şirketi Lightning Labs, yapay zeka (AI) ajanlarının Bitcoin Lightning Ağı üzerinden otonom olarak işlem yapabilmesini sağlayan yeni bir açık kaynaklı araç seti duyurdu. Bu araçlar, AI ajanlarının kimlik doğrulamaya veya API anahtarlarına ihtiyaç duymadan Lightning düğümlerini (node) yönetmesine, ödeme yapmasına ve ücretli hizmet noktaları (endpoint) barındırmasına imkan tanıyor. Geliştirilen L402 standartı sayesinde, bir AI ajanı internetteki “402 Ödeme Gerekli” hatasıyla karşılaştığında, otomatik olarak Lightning faturasını ödeyip erişim sağlayabiliyor. Bu hamle; makineler arası ticaretin (machine-to-machine commerce) önünü açarak, yapay zekanın geleneksel bankacılık sistemlerine ihtiyaç duymadan kendi finansal kaynaklarını yönetebildiği bir “makine odaklı web” (machine-payable web) vizyonunu destekliyor.
Wrapped Bitcoin (WBTC), Ethereum ve Solana Arasında Köprü Kurmak İçin Hyperlane ile İş Birliği Yaptı
Piyasadaki en büyük tokenize Bitcoin varlığı olan Wrapped Bitcoin (WBTC), Ethereum ve Solana ağları arasında varlık transferini mümkün kılmak için açık kaynaklı birlikte çalışabilirlik ağı Hyperlane’i kullanacağını duyurdu. Hyperlane’in “Nexus Bridge” teknolojisi sayesinde, kullanıcılar 8 milyar dolarlık pazar hacmine sahip olan WBTC’lerini bu iki dev ağ arasında güvenli ve izinsiz bir şekilde taşıyabilecekler. Bu hamle, Bitcoin likiditesini Solana’nın hızlı ve yüksek hacimli DeFi ekosistemine entegre etmeyi amaçlıyor. WBTC ekibi, bu köprünün yüksek standartlarda güvenlik ve güvenilirlik sunarak geliştiricilere ve kullanıcılara kesintisiz bir likidite erişimi sağlayacağını belirtti.
Lombard, Kurumsal Bitcoin’i DeFi’ye Bağlamak İçin “Akıllı Hesaplar”ı (Smart Accounts) Başlattı
Bitcoin likit staking protokolü Lombard, kurumsal yatırımcıların Bitcoin varlıklarını merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosisteminde daha güvenli ve verimli bir şekilde kullanmalarına olanak tanıyan “Smart Accounts” özelliğini duyurdu. Bu yeni altyapı, kurumlara kendi saklama (custody) çözümlerinden ayrılmadan, Bitcoin’lerini Lombard’ın LBTC token’ına dönüştürme ve çeşitli DeFi protokollerinde getiri elde etme imkanı sunuyor. “Akıllı Hesaplar”, kurumsal düzeyde güvenlik standartlarını (politika yönetimi, çoklu imza ve uyumluluk kontrolleri gibi) korurken, aynı zamanda karmaşık on-chain işlemleri basitleştiriyor. Lombard, bu adımla milyarlarca dolarlık atıl Bitcoin sermayesini DeFi ekosistemine çekmeyi ve Bitcoin’in sadece bir “değer saklama aracı” değil, aktif bir “finansal varlık” olarak kullanılmasını hedefliyor.
EthZilla, Jet Motorları ile Desteklenen “Havacılık Token’ı” Başlattı
DeFi platformu EthZilla, havacılık sektörünü blok zincirine taşıyan ve doğrudan jet motorlarının değeriyle desteklenen yeni bir RWA (Gerçek Dünya Varlığı) token’ı duyurdu. Bu girişim sayesinde yatırımcılar, yüksek maliyetli uçak motorlarının mülkiyetine parçalı (fractional) olarak sahip olabilecek ve bu motorların kiralanmasından veya yeniden satışından elde edilen gelirlerden pay alabilecekler. Proje, havacılık finansmanını demokratikleştirmeyi ve geleneksel olarak sadece büyük kurumsal yatırımcılara açık olan bu yüksek getirili sektörü on-chain likidite ile buluşturmayı hedefliyor. Motorların bakımı, sigortası ve fiziksel takibi ise EthZilla ile iş birliği yapan profesyonel havacılık yönetim şirketleri tarafından yürütülecek.
Vitalik Buterin, Rusya’nın Geleceği İçin “Merkeziyetsiz Yönetişim” Modeli Önerdi
Ethereum’un kurucu ortağı Vitalik Buterin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini “suç teşkil eden bir saldırganlık” olarak kınarken, bölgedeki kalıcı barışın ancak Rusya’nın içsel bir dönüşüm geçirmesiyle mümkün olabileceğini savundu. Buterin, Rusya’nın siyasi yapısının blockchain dünyasından ödünç alınan merkeziyetsiz yönetişim ilkeleriyle reforme edilmesini önerdi. Bu vizyon kapsamında; kararların küçük ve merkezi bir elit yerine geniş kitleler tarafından alınmasını sağlayacak kareli oylama (quadratic voting), gizliliği koruyan sıfır bilgi (ZK) sistemleri ve toplumsal uzlaşıyı bulmaya yardımcı olan pol.is gibi dijital tartışma platformlarının kullanılmasını teklif etti. Buterin’e göre bu araçlar, Rus muhalefetinin yeni liderler ve fikirler bulmasına, halkın ise aracısız bir şekilde doğrudan yönetime katılmasına imkan tanıyarak otoriter yapıyı kırabilir.
Lighter, Spot ve Vadeli İşlemler İçin “Birleşik Teminat” (Unified Collateral) Özelliğini Başlattı
Merkeziyetsiz emir defteri borsası (DEX) olan Lighter, kullanıcıların hem spot hem de vadeli işlemler için tek bir sermaye havuzunu kullanmalarına olanak tanıyan “Birleşik Teminat” özelliğini duyurdu. Bu özellik sayesinde yatırımcılar, spot piyasada tuttukları varlıkları (örneğin ETH) aynı zamanda vadeli işlem pozisyonları için teminat olarak kullanabilecekler. Bu hamle, sermaye verimliliğini artırmayı ve kullanıcıların farklı hesaplar arasında varlık taşıma ihtiyacını ortadan kaldırarak işlem hızını optimize etmeyi hedefliyor. Lighter, bu entegrasyonla merkezi borsaların (CEX) sunduğu gelişmiş işlem deneyimini DeFi dünyasına taşıyarak likidite yönetimini çok daha kolay hale getirmeyi amaçlıyor.
Sponsorlarımız Huma Finance ve Jupiter’e Teşekkürlerimizle 💚💜
✨ Daha fazla haber:
Polymarket “5 Dakikalık” Kripto Piyasalarını Başlattı ve Airdrop Sinyali Verdi
X, Birkaç Hafta İçinde Zaman Tünelinden Kripto ve Hisse Ticareti İçin “Akıllı Cashtag”leri Başlatıyor
Truth Social’ın Ana Şirketi TMTG, Dijital Varlık ETF’leri İçin Başvuru Yaptı
SEC Ertelemesinin Ardından Trump Media (TMTG), İki Yeni Kripto ETF Başvurusu Yaptı
Bluefin, Nexa’yı Satın Aldı: Terminal, Sui’deki “Aşırı Düşük Hacim” Gerekçesiyle Kapanıyor
Aave Labs, Yeni DAO Değer Birikimi ve Büyüme Çerçevesi Önerdi
Spark, Off-Chain Genişleme Hamlesiyle Kurumsal Kredi Ürünlerini Başlattı
L2 Köşesi
Son 7 Gün için Layer 2 Projeleri
Bu köşemizde, Web3 ekosisteminde yükselişe geçen Layer 2 projelerini inceleyip, son 7 gün içinde en fazla büyüme kaydeden projelerin performansını değerlendiriyoruz. Ayrıca, toplam değer kilitli (TVL) sıralamasında önde gelen Layer 2 çözümlerine de yer veriyoruz.
Kilitli Toplam Değer (TVL)
Bu hafta TVL (Toplam Kilitli Değer) köşemizde, Web3 ekosisteminde hızla büyüyen Layer-2 projelerini mercek altına alıyoruz. Bu gelişmeler, Layer-2 çözümlerinin potansiyelini ve ekosistemdeki önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yönetişim Haberleri
Tomasz Stanczak, Ethereum Foundation’daki Görevinden Ayrılıyor
EF’de yeni bir liderlik değişimi yaşanıyor. Tomasz Stanczak, Şubat 2026 sonunda co-yürütme direktörü (executive director) görevinden ayrılacağını açıkladı. Güncellenmiş yönetim yapısının resmileştirilmesinden bir yıldan kısa süre sonra gelen bu kararın ardından Bastian Aue, Hsiao-Wei Wang ile birlikte geçici co-ED olarak görev yapacak.
Son bir yılda Vakıf; ölçeklenme, Layer 2 koordinasyonu, kurumsal katılım ve post-quantum security ile merkeziyetsiz yapay zekâ araştırmalarına odaklandı. Stanczak ayrıca Ethereum’un giderek daha fazla finansal işlemler ve doğrulama altyapısı olarak kullanıldığı bir döneme girdiğini vurguladı.
Aave Labs, Aave Markalı Ürün Gelirlerinin Tamamını DAO Hazinesine Aktarmayı Önerdi
Aave Labs, Aave yönetişim forumunda bir Temp Check önerisi sundu. Öneri; gelecekte Aave V4’ü ana teknik mimari olarak konumlandırmayı, Aave markalı tüm ürünlerden elde edilen gelirin %100’ünü DAO hazinesine aktarmayı, ayrıca bir marka koruma mekanizması ve uzun vadeli büyüme fonu çerçevesi oluşturmayı içeriyor. Destekleyici düzenleme kapsamında Aave Labs, DAO’dan 1 yıl için 25 milyon dolar stablecoin ve 75.000 AAVE token fon talep ediyor. Buna ek olarak; protokol geliştirme, ürün mühendisliği, kullanıcı kazanımı, pazarlama, kurumsal iş birlikleri ve güvenlik operasyonları için kilometre taşı bazlı hibeler planlanıyor. Teklif, son dönemde Aave Labs ile DAO arasında yaşanan gelir paylaşımı tartışmalarının ardından, marka gelirlerinin doğrudan DAO kontrolüne verilmesini amaçlayan yapısal bir adım olarak görülüyor.
Gerçek Dünya Varlıkları
Pharus Takımından Notlar
Gizlilik için Sıradaki Adım: Kullanıcı Cihazında Sıfır-Bilgi Kanıtı Oluşturma
Blockchain’lerin yaygınlaşmasıyla ölçeklenebilirlik ve gizlilik sorunları ortaya çıktı. Özellikle Ethereum gibi genel amaçlı blokzincirlerde, işlemler ve akıllı sözleşmelerin detayları herkes tarafından görülebilir. Bu şeffaflık, denetlenebilirlik sağlamanın yanında mahremiyetin kaybolmasına yol açar. İşlemlerle ilişkili tüm aktivitelerin herkese açık olması, finansal mahremiyeti tamamen ortadan kaldırırken, kullanıcıların gizlilik taleplerini karşılamada mevcut çözümler yetersiz kalıyor. Sıfır-bilgi kanıtları (ZKP, Zero Knowledge Proofs) bu alanda ekosistemi ileriye taşıyan en etkili kriptografik araçlardan biridir. Bir bilginin ne olduğunu açıklamadan doğruluğunu kanıtlamaya imkân tanır. Ancak pratikte bu tip kanıtların üretimi yüksek hesaplama maliyeti, uzun süren süreçler ve enerji gereksinimleri nedeniyle kullanıcı deneyimini oldukça sınırlar. Bu engelleri aşmak için yeni bir yaklaşım olarak kullanıcı tarafında (client-side) sıfır-bilgi kanıtı üretimi yöntemleri geliştirilmektedir.
Günümüzdeki blokzincirlerde kanıt üretimi sunucular ya da bulut altyapıları üzerinde yapılır. Bu yüzden hem maliyet hem de merkeziyetsizlik açısından dezavantajlar da ortaya çıkabiliyor. Ayrıca, kullanıcıların özel anahtarları ve hesaplarının kontrolü tamamen kendi cihazlarında olmadığı için gizlilik iddialarında güven sorunları da ortaya çıkıyor. Buna karşın GPU’lar (Graphics Processing Units), yüksek paralel işlem gücü sayesinde sıfır-bilgi kanıtlarının hesaplanmasında CPU’lara (Central Processing Units) göre çok daha hızlıdır. Modern akıllı telefonlar ve bilgisayarlar artık güçlü GPU’larla donatıldığı için, bu kaynakları kullanıcının kendi cihaza entegre etmek hem sıfır-bilgi kanıtı üretim sürecini hem hızlandırabilir hem de daha özel ve güvenli hâle getirebilir.
Kullanıcı tarafında GPU ile sıfır-bilgi kanıtı üretiminin ana avantajı, sıfır güven (zero trust) modeliyle uyumlu olmasıdır. Bu yöntemle kullanıcı verileri ve kriptografik işlemler kendi cihazında kalır, bu da üçüncü taraflara bilgi sızdırma riskini ortadan kaldırır. Böylece mahremiyet gerçekten “kullanıcıda saklanır” ve işlem onayı için herhangi bir üçüncü parti altyapıya ihtiyaç duyulmaz. Bu yaklaşım aynı zamanda isteğe bağlı gizlilik uygulamalarını da günlük kullanıcı deneyiminin parçası hâline getirir. Böylelikle de kullanıcıların karmaşık gizlilik araçlarıyla kendi başlarına etkileşime girmeleri gerekmez.
Bu model, sadece işlem gizliliğini değil, aynı zamanda gizli kimlik doğrulama, gizli oylama veya özel veri paylaşımı gibi kullanım alanlarını da destekler. Örneğin bir kullanıcı, bir oy verme sisteminde oy verdiğini kanıtlayabilir ancak hangi aday için oy verdiğini asla açıklamak zorunda kalmaz. Benzer şekilde, gizli kimlik doğrulama sistemleri, bir kullanıcının belirli bir kriteri karşıladığını kanıtlayabilir ama kişisel verilerini ifşa etmez.
ZKPassport ise bu konuda çalışan örneklerden birisidir. Kullanıcıların kimliğini şifreleyen ve gereken kullanımlarda kimliklerinin verilerini doğrulayan bir uygulamadır. Güzel taraflarından biri ise client-side kanıtlama sistemini kullanmasıdır. Kanıtları kullanıcının cihazında üretir ve sadece çıktıyı (yani kanıtı) bir sunucuda tutar.
Sonuç olarak, ZK kanıt üretiminin kullanıcı cihazında, GPU ile hızlandırılarak yapılması, Ethereum ve benzeri blok zincirlerinde gizliliğin her kullanıcının erişebileceği standart bir özellik hâline gelmesini sağlayabilir. Bu yaklaşım, mahremiyetin yalnızca elit kullanıcılar veya kurumlar için değil, herkes için ulaşılabilir olmasını hedefler ve blockchain teknolojisinin “özgürlük için bir araç” olma vizyonunu daha da pekiştirir.
⭐️ Araştırmacımız Yiğit Yektin tarafından hazırlandı.
Haftanın Yazısı
Not: Bu yazıyı okuduktan sonra bu haftanın asıl yazısı için hesabımıza bir göz atmayı unutmayın. Pharus Almanak-2 bu hafta yayında olacak.
Bu bülten ile birlikte, Web3 ekosistemindeki en son gelişmeleri yakından takip etmenizi sağlıyoruz. Bir sonraki sayımızda görüşmek üzere!








